1. Uluslararası İmam ve Hatipler Konferansı'nda İDSB Genel Sekreteri Av. Ali Kurt konuşma yaptı , 29.4.2016

Besmele, hamdele, salvele

Saygıdeğer protokol ve kıymetli hazirun

İslam Dünyası STK’lar Birliği ve Hey’etü’l-alemiye lil Mesacid kuruluşlarımızın müştereken düzenlediği Aşırılık, radikalizm ve terörle mücadelede imam ve hatiplerin rolü başlıklı 1. Uluslarlararası İmam ve Hatipler Konferansına hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Bir milleti oluşturan en önemli referans, toplumları bir arada tutan en önemli rabıta ve üst kimlik, insanı insan yapan en önemli unsur dindir. Bugün için memleketimizin en sıkıntılı problemlerinin başında, diğer birçok problemin de gerçek sebebi olan eğitim, özellikle din eğitimi gelmektedir.

Coğrafyamızda uzun yıllardır ihmal edilen bu eksikliğin İslam dünyasına geri yansıyan bedeli, bugün için geldiğimiz noktada maalesef hiç de iç açıcı değildir.

İçinde bulunduğumuz konjonktürde itikadi, sosyal, kültürel, ekonomik, hatta siyasi ve etnik birçok problemin asıl nedenini, yeterli şekilde dolduramadığımız din ve vicdan eğitimi noktasındaki bu boşluk teşkil etmektedir.

Camilerimiz ve din görevlilerimiz bu açığı kapatmak ve ihtiyaç sahipleriyle birebir temas kurmak noktasında en etkili unsur olarak oldukça önemli bir pozisyona sahiptir.

Bu coğrafyanın sosyal ve siyasi hayatının anarşilikten ve büyük tehlikelerden kurtulması için, beş esas lâzım ve zarûrîdir.

Birincisi merhamet, ikincisi hürmet, üçüncüsü emniyet, dördüncüsü haram-helâli bilip haramdan çekinmek, beşincisi ise serseriliği bırakıp itâat etmektir.

İslamiyet sulh ve barış dinidir. Selamet dinidir. İslam ve terör kavramları şu dünyada birlikte zikredilebilecek en son kelimelerdir. Bizler beş vakit namazda sırat-ı müstakim üzere hidayet için Allah’a dua ediyoruz.

Ama maalesef istikameti kaybedip ifrat ve tefrit vartalarına yuvarlanan daeş gibi, boko haram, hizbullah gibi hareketler bu ahir zaman fitnesi içinde algı baronlarının elinde oyuncak oluyorlar. Halbuki ifrât ve tefrît, sosyal hayatımıza yönelik isyan ateşini yakan iki dehşetli sebeptir ki toplum hayatını düzenleyen tüm bağları ve kanunları keser atar. Her şeyin ifrât ve tefrîti iyi değildir. İstikamet ise her daim hadd-i vasattır.

Değerler eğitimi ekseninde yalan-yanlış, global enformatik hücumlara açık ve korunmasız durumda bulunan gençliğimizin, kendi değer yargılarımızı öğrenmeye çok muhtaç olduğu şu konjonktürde bu farkındalığı nasıl sağlayabiliriz?

Vatandaşlarımızın bizi biz yapan moral değerlerimize yönelik bu ihtiyacı ruhlarında hissetmelerini nasıl temin edebiliriz?

Ve insanlarımızın dünya-ahiret mutluluğuna vesile olacak, hayatın hayatı hükmünde olan bu eğitimi nasıl gerçekleştirebiliriz sualleri bugün bizim için en can alıcı noktaları teşkil etmektedir.

Bu emsal sualleresağlıklı cevap verebilmek noktasında bugüne kadar alışageldiğimiz statüleri ve statükoları tekrar değerlendirmeye, ezberlerimizi bozmaya ve ciddi anlamda topyekûn yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyduğumuz açıktır.

Bu eksende başta camilerimiz olarak elimizde mevcut olan fiziki mekânlarımızın, gerekse insan kaynakları olarak sahip olduğumuz gayet zengin potansiyelimizin bu perspektifle bir kez daha değerlendirilmesi hayati ehemmiyet arz etmektedir.

Din görevlisi-vatandaş iletişiminin daha etkili ve doğru bir zemine oturtulmasında, mesailerinin daha verimli ve bu manaya dönük bir şekilde yeniden tanziminde ciddi maslahatlar vardır.

Din eğitimi hususundaki bu açığı kapatmak üzere önümüzdeki imkân ve kabiliyetleri,

  1. Camilerimiz ve Kur’an Kurslarımız, medreselerimiz,
  2. İnsan kaynaklarımız noktasında din görevlileri, imam ve hatiplerimiz,
  3. Aynı istikamette çalışan STK gönüllüleri,
  4. Kitle iletişiminde önemli bir fırsat olarak radyo-TV ve dini yayınlar,
  5. Nitelikli lider kadro eğitiminde dini eğitim veren okullar ve üniversiteler olarak zikredebiliriz.

Şehirlerimizin bugün için de en güzide ve asude mekânlarının başında gelen camilerimiz ve etrafındaki müştemilat, asr-ı saadetten bu yana birer nebevi medrese ve eğitim kurumu olarak kullanılageldi ve bugüne kadar birçok ilim adamımız bu nezih ortamlarda yetişti.

Birer ibadet merkezi olan camilerimizin aynı zamanda “uygulamalı din eğitimi” noktasında bu ihtiyacı karşılamak üzere vatandaşla oldukça önemli bir temas noktası olduğu açıktır.

Bu çerçevede bir çıkış yolu olarak camilerimizi daha verimli hale nasıl getirebiliriz?

Terör, aşırı hareketler ve radikal yapılanmaların zararlarından ve çarpık felsefi ideolojisinden gençlerimizi korumanın yegane yolu,müsbet hareket düsturları içindedoğru İslâmiyet’i ve İslâmiyet’e lâyık doğruluğu ve istikameti göstermektir.

İki gün boyunca inşaallah burada işte bu eksende aramızda önemli bir meşveret gerçekleştireceğiz. Birbirinden değerli hocalarımızın, akademisyenlerimizin fikirlerinden istifade edeceğiz.

Bu vesileyle bu stratejik toplantıya ön ayak olan Hey’etü’l Alemiye lil Mesacid kuruluşumuza, onun değerli başkanı Ahmed el Baham hocama ve değerli yöneticilerine, konuşmacı olarak katılan hocalarımıza, İDSB sekretaryasına, destek veren tüm kurum ve kuruluşlara ve siz değerli katılımcılara bir kez daha teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ve niyaz ediyorum.

Esselamü aleyküm ve rahmetullah ve berakatüh.


Görseller

İletişim

  •  Defterdar Mh. Savaklar Cd. Emin Baba Köşkü No:1
  •  
  • Edirnekapı - Eyüp , İstanbul / TÜRKİYE
  •  
  •   Tel: +90 212 531 52 52
  •  
  •  Fax: +90 212 532 22 80
  •  
  •   Eposta: bilgi@idsb.org

Sosyal Medyada Biz